Dijital

Wizsight Araştırma ve Poltio.com’un yeni araştırması Türkiye’nin evden çalışma alışkanlıklarına ışık tutuyor

0

Yeni yılın ilk günlerinden itibaren dünya gündemini belirleyen COVID-19 salgını, iş hayatında keskin bir değişime neden oldu. Türkiye’de ilk COVID-19 vakasının duyurulmasından (11 Mart) bu yana bir aydan fazla süre geçerken, kimimiz bu salgın boyunca çalışmak zorunda, kimimiz ise çalışamayacak durumda kaldı. “Şanslı” olarak nitelendirebileceklerimiz ise bu dönemde evden çalışma olanağını elde etmiş durumdalar. Wizsight Araştırma ve Poltio.com, salgın sürecinde evden çalışan ve uzaktan çalışmaya yeni başlayan insanlarla gerçekleştirdiği online görüşmelerin ardından ortaya ilginç bir araştırma koydu.

Kaçımız evde, kaçımız değil?

Katılımcıların yarısı yaptıkları işin evden çalışma düzenine uygun olduğunu düşünmekte. 2000’li yılların başında belirli birkaç iş dışında evden çalışmak ileri bir hayalken şimdi her iki kişiden biri işinin evden çalışmaya uygun olduğunu düşünüyor.

Araştırma dahilinde katılımcıların %40’ı Koronavirüs salgını sebebiyle evden çalışma düzenine geçerken, %29’u evden çalışma düzenine kısmen geçtiklerini belirtmiştir. Şirketlerin yerel ve global olması da evden çalışma sistemine geçiş konusunda etkileyici bir faktör olarak dikkat çekiyor. Global şirketlerde çalışan katılımcıların %63’ü tamamen evden çalışma düzenine geçtiklerini belirtirken, yerel şirketlere çalışanlarda bu oran %36.

Öte yandan tamamen evden çalışmaya geçemeyen katılımcılar ise ‘’vardiyalı ofise gitmek’’ veya ‘’hafta bir-iki gün ofise gitmek’’ gibi sistemlerle çalışmaya devam ettiklerini belirtti.

Katılımcıların yarısından fazlası 1 ayı aşkın süredir evden çalışıyor. Evden çalışma düzenine geçen katılımcıların %36’sı ise bu düzene 16 Mart 2020 tarihinden önceki bir tarihte geçtiklerini belirtiyor. Buna paralel olarak, çalışmalarına en fazla evden devam eden kişiler olan işyeri/ ajans sahiplerinin %55’i evden çalışmaya 16 Mart 2020 tarihinden önceki bir tarihte geçtiğini belirtti. Evden çalışma sistemine en geç geçenler ise kamu çalışanları. Evden çalışan her 3 kamu çalışanından biri 23 Mart tarihinden sonra evden çalışmaya başladığını belirtti. Tüm bunlara ek olarak her 10 katılımcıdan 7’si evden çalışmaktan memnun olduklarını belirtti.

Evden çalışmanın avantajları ve dezavantajları

Katılımcılara evden çalışma düzeninin avantajları sorulduğunda, 3 temel avantaj göze çarptı: yolda vakit geçirmemek (%37), rahat kıyafetler ile çalışabilmek (%34) ve daha geç uyanabilmek (%31).

35 yaşından genç katılımcılar daha geç uyanabilmeyi ve çalışma ortamını istediği gibi şekillendirebilmeyi 35 yaşından daha büyük katılımcılara göre daha sıklıkla avantaj olarak değerlendirdi.

Wizsight Araştırma’nın gerçekleştirdiği araştırmaya katılan Türkiye iş gücü temsili katılımcılara göre, sosyalleşememek (%41), ekip arasında koordinasyonsuzluk, iş akışında kopukluk olması (%38) ve dikkat dağıtacak çok fazla unsur olması (%31) ise evden çalışmanın başlıca dezavantajları.

18-24 yaş aralığı katılımcılar evden çalışmanın en büyük eksilerini sosyalleşememek (%46) ve ekip arasında iletişimsizlik (%45) olarak belirtmiş durumda. Özellikle iş hayatına yeni başlayan bu kitlede aktif iletişim iş yürütmek için daha önemli bir kriter olarak gözlemleniyor. Sosyalleşmenin ve ekip arasındaki koordinasyonsuzluk ve iş akışında kopma olmasının dezavantaj olarak öne çıktığı bir diğer grup ise çocuksuz çalışanlar. Çocuksuz çalışanlar için evde çalışmanın en olumsuz yanı %43 söylenme ile sosyalleşememe oldu.

Toplantılar ve iş yükü ne alemde?

COVID-19 salgını süresince katılımcıların yarısı online toplantılarda bulunduğunu belirtirken, %13’ü fiziksel bir toplantıya katıldığını belirtti. Katılımcıların %39’u ise bu süreçte herhangi bir toplantıda bulunmadıklarını ekledi. Öte yandan gobal şirket çalışanlarının %73’ü bu dönemde online bir toplantıda bulunmuşken, yerel şirketlerde çalışanlarda bu oran %41.

Toplantılarını online olarak sürdüren katılımcıların %50’si Zoom aracılığı ile bir toplantıya katıldı. Zoom’dan sonra en çok kullanılan diğer uygulamalar ise sırasıyla Skype (%40) ve Microsoft Teams (%31).

Son 12 ayda yapılmış Google aramalarında bu üç uygulamayı kıyasladığımızda, 2020 Mart ayının ortasından itibaren üç uygulamanın da arama hacmini katlayarak arttırdığını görüyoruz. 20 Mart tarihine kadar Skype en çok aranan uygulama olurken, bu tarihten itibaren Zoom’un açık ara daha çok aranan bir uygulama olduğunu görüyoruz.

Her beş kişiden 4’ünün salgın dolayısı ile iş yoğunluğunda değişimler oldu. Katılımcıların yarısı salgın sürecinde iş yoğunluklarının azaldığını belirtti. Öte yandan %27’lik bir kitle iş yoğunluklarının arttığını belirtti. Şirket/ ajans sahipleri ve serbest çalışanlar içinde iş yüklerinin azaldığını düşünenler kamu ve özel sektör çalışanlarına kıyasla daha fazla.

Son olarak araştırma sırasında salgın sonrası kaç gün evden çalışmak istersiniz diye sorulan katılımcıların %28’i 5, %26’sı ise 3 gün dedi.

Assembly’den yeni ofis konsepti: Apart Offices

Önceki İçerik

Koronavirüs’ten sonra bizi nasıl bir Dünya bekliyor?

sonraki içerik

Beğenebileceğiniz içerikler

Yorumlar

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir