İçgörü

Salgın dönemi ve sonrasında girişimcilerin karşılaşabileceği zorluklar

0

Geçtiğimiz haftalarda hepimizi çok heyecanlandıran bir gelişme yaşandı. Yerli oyun şirketi Peak’in ABD’li Zynga’ya tüm hisselerini devretti. Peak salgın sürecinde harika bir başarıya imza atarak Türkiye’nin ilk unicornu oldu. Bu ülkemiz girişim dünyasında harika bir hava yarattı.

Fakat aslında salgın dönemi girişimlerin birçoğu için biraz karanlık bir atmosfer yarattı. COVID-19 salgınının piyasalarda yarattığı durgunluk ve belirsizlik nedeniyle birçok girişim zor günlerden geçiyor.

Birçok şirket ve girişim çeşitli nedenlerle (iş yapış biçimlerinin eski kalması veya işlerinin doğası gereği geleneksel yöntemlerden vazgeçememe gibi) geleneksel tedarik ve dağıtım kanallarını kullanmak zorunda. Bu da pandemi sürecinde onları geçici faaliyet durdurma / azaltma veya talebin azalması ile karşı karşıya bıraktı. Salgın döneminde girişimlerin karşılaşabileceği çeşitli zorlukları siz capslock okurları için derledik. Keyifli okumalar.

1- Nakit Yönetimi

Bu süreçte şirketlerin (özellikle startupların) karşılaştığı en büyük sorun nakit yönetimi. Birçok tahmin, bir aşı bulunana ve onaylanan bir ilaç ortaya çıkana kadar hayatın tam anlamıyla normale dönmeyeceği yönünde.  Bu süreçte de yatırımcıların çoğu riskten kaçınarak, paralarını ellerinde tutmak isteyecektir.

Girişimlerin daha fazla kilitli kalmaya hazır olması ve buna göre nakit kontörlünü sağlaması gerek. Ayrıca, yatırım pazarı da değişti. Değerlemeler önemli ölçüde azaldı, bu yüzden girişimlere yatırım çekmek giderek zorlaşacak. Yüksek talep gören (sağlık hizmetleri gibi) sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için bile yatırımcılar daha temkinli olacaktır. Bu nedenle girişimler nakitlerini harcarken COVID-19 öncesi döneme göre çok daha dikkatli olmalılar.

2- Değişen Değerler

İkinci bir zorluk ise değerlemelerin değiştirilmesi. Birkaç sektör hariç hemen her iş kolunda belirsizliğe dayalı bir güvensizlik hissi var. Geleceğin öngörülemeyişi ve bazı sektörlerdeki ciddi kayıplar ve yaşanan işsizlikler değerlemelerin de düşmesine yol açıyor. Bu durum da piyasalarda kaçınılmaz şekilde bir güvensizliğe yol açıyor. Türkiye’de böyle bir durum yaşanmasa da Amerika’da borsa çok ciddi kayıplar yaşadı.

Bu süreçte yatırım toplamak ve fon çekmek daha zor bir hal aldı. Para toplamaya çalışan şirketler muhtemelen daha fazla öz kaynak kaybediyorlar. Girişimciler için bu süreçte yatırım almak / toplamak uzun vadede büyük kayıp anlamına gelebilir. Fakat ürün ve hizmetlerin kullanıcıya ulaşması için yatırım kaçınılmaz olduğunda geriye fazla da bir seçenek kalmıyor…

3- Liderlik Karmaşıklıkları

Üçüncü zorluk ise bu süreçte liderliğin daha karmaşık hale gelmesi… Durumla ilgili şeffaflık ve dürüstlük, yönetim ve çalışanlar arasında güven oluşturmanın anahtarı konumunda. Bu süreçte iş yönetmenin yanı sıra duygularla başa çıkmak, empati göstermek ve insanları güdülemek liderlerin olağan sorumlulukları arasında girmiş durumda.

Üst düzey yetenekler için yurt içinde ve yurt dışında işgücü piyasası hala aktif. Süreci çok olumsuz yaşayan ve nakit sıkıntısı çeken girişimler iyi yetenekleri kaybetmeye çok yatkın. Bu durum starupların bu dönemde nakit yönetiminde daha stratejik bir şekilde hareket etmelerini zorunlu kılıyor. Bu zorlu süreci yönetmek de haliyle liderlere kalıyor.

4- Bir Arada Olamamak

Dördüncüsü, fiziksel çalışma alanlarından (özellikle ortak çalışma alanlarından) ve kuluçka merkezlerinden kopukluk, sosyal etkileşimi azaltabilir. Startuplar, yaratıcılığı ve yeniliği teşvik etmek için kişisel ve sosyal ilişkilerden büyük destek alırlar. Değişen dinamikler girişimlerin üretkenliğini ve yaratıcılığını etkileyebilir.

Startuplar fiziksel alanlarda buluşamadığı zaman, başlangıç ​​gelişimini ve büyümeyi destekleyen yaratıcılıktan yoksun kalabilirler. Özellikle yeni bir araya gelmiş, birbiri ile yeni çalışmaya başlamış ekiplerde motivasyon kaybı veya takım ruhunun azalması tehditler arasında. İş akışında ortaya çıkabilecek aksaklıklardan bahsetmiyoruz bile.

5- Hizmet ve Ürünlerde Esneklik

Beşinci olarak, iş modelinizi değiştirmek bu belirsiz zamanlarda dikkate alınması gereken bir durum. Çeşitli sektörlerdeki birçok start-up, bu kriz sırasında farklı müşteri gruplarına değer üretme biçimlerini değiştirmekte. Mevcut müşterileri kaybetmemek ve muhtemelen farklı özelliklere sahip yeni müşterilere değer sunmak yani kullanıcı porföyünü geliştirmek ve daha geniş bir kitleye hizmet sunabilmek birçok girişim için hayat öpücüğü olabilir.

Diğer bir konu, tamamlayıcı rakiplerle iş birliği yapıp yapmama ve daha fazla talep edilebilecek yeni ürünler çıkarmak için kaynakları birleştirip birleştirmemek. Bu tip iş birlikleri ile hem toplum faydasını gözeten yeni ürünler ortaya koymak hem de talep arttırılarak pazarda yerini güçlendirmek mümkün.

Kaynak: The Conversation

SoftBank, T-Mobile hisselerini satmayı planlıyor

Önceki İçerik

Söylentilere göre Epic Games, yeni bir yatırım turuyla değerlemesini 17 milyar dolara çıkardı

sonraki içerik

Beğenebileceğiniz içerikler

Yorumlar

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir