İçgörü

Koronavirüs’ten sonra bizi nasıl bir Dünya bekliyor?

0

Herkese merhaba! Hepimizin bir şekilde gündemi malumunuz üzere koronavirüs (COVID-19) pandemisi. Tüm dünya aynı anda evlere adete hapsolmuş şekilde salgının hızının yavaşlamasını ve salgının sona ermesini bekliyor. Biz salgın sonrası bir dünya için şimdiden büyük heyecanla bekleyip hayaller kurarken, bizi de salgından sonra yeni bir dünya bekliyor ve birçok düşünüre göre bu dünya pek de parlak değil.

Pandeminin hayatımızda birçok değişikliğe yol açtığı kolayca gözlemlenebilir bir olgu. Peki bu değişimlerin kalıcı etkileri neler olacak? Pandemi sonrası nasıl bir dünya bizi bekliyor? Bu soru ile yola çıkan ForeginPolicy ekibinin 7 farklı düşünürden aldığı yanıtlar farklı bakış açılarından benzer sonlar anlatıyor. Kısa kısa aşağıda aktarıyoruz:

1) Küreselleşme ile Kendine Yetebilme Arasında Daha İyi Bir Denge Kurulmalı

Koronavirüs krizi hepimize hatırlattı ki hala en temel ekonomik ve siyasi birim ülkeler. Ülkeler içinde kurulan çok düşük ya da hiç stoklama ile üretim ve dağıtım sistemi küçük problemlerin üstesinden gelebilecek kadar yetenekli ancak şimdi sistemin beklenmeyen bir sorun tarafından bozulduğunu gördük.

Bu salgının ardından inşa edilecek ekonomik sistemin daha geniş görüşlü, daha dayanıklı ve ekonomik küreselleşmenin siyasi küreselleşmeyi çok geride bıraktığı gerçeğine karşı daha duyarlı olması gerekecektir. Durum böyle olduğu için ülkeler küreselleşme ile kendi kendine yetebilme arasında daha iyi bir denge kurmalı

Joseph E. Stiglitz

2) Savaş Havası Bize Değişim İçin Bir Pencere Açtı

Düşmanın yabancı bir güç değil de bir virüs olmasına rağmen, salgın temel değişimlerin birden mümkün olduğu bir savaş havası yarattı. Savaş havası insanları sadece bir ülke içinde değil, tüm dünyada ortak bir amaca yönelterek bir araya getirdi.  Aniden dünya daha küçük ve daha samimi görünüyor.

Öte yandan pandeminin dünyada eşitsizlik eğilimini durdurmak için daha etkili önlemler de dahil olmak üzere, problemlerle başa çıkmak için yeni yollar ve kurumlar yaratmak için bir ümit penceresi açtığına inanmak için nedenlerimiz var.

Robert J. Shiller

3) Gerçek Risk Politikacıların Bizim Korkularımızı Kullanması

Sadece birkaç hafta içinde, dramatik bir olaylar zinciri – trajik yaşam kaybı, felçli küresel tedarik zincirleri, ülkeler arasındaki tıbbi malzeme sevkiyatını kesintiye uğrattı ve 1930’lardan bu yana en derin küresel ekonomik daralma – açık sınırların olumsuz yanını ortaya koydu.

Küresel tedarik zincirlerinin bir parçası olan firmalar, karşılıklı bağımlılıklarından kaynaklanan risklere ve aksaklıklardan kaynaklanan büyük kayıplara ilk elden tanık oldular. Gelecekte daha yerel ve sağlam ancak daha az küresel olan tedarik zincirlerinin yükselişini görebiliriz.

Ancak asıl risk, insanlar ve firmalar tarafından küreselleşmeden uzaklaşan bu organik ve kişisel çıkarların kayması, açık sınırlar üzerindeki korkuları sömüren bazı politika yapıcılar tarafından daha da güçlenecektir. Kendi kendine yeterlilik kisvesi altında ticarete korumacı kısıtlamalar getirebilir ve halk sağlığı bahanesiyle insanların hareketini kısıtlayabilirler. Bu sonucu önlemek ve 50 yılı aşkın bir süredir kolektif olarak bizi destekleyen uluslararası birlik ruhunu korumak şimdi küresel liderlerin elinde.

Gita Gopinath

4) Ekonominin Kötü Olan Koşullarını Pandemi Daha Kötü Hale Getirdi

Pandemi öncesi dünyada olan dört farklı sebepten dolayı, pandemi sonrasında ekonomi dünyada daha kötü hale gelecektir.

Bunlardan ilki uzun dönemli durgunluk (secular stagnation) yani düşük faiz, hedeften düşük enflasyon ve büyümesi yavaşlamış üretim koşulları ile tarif edilen bir durgunluk dönemi. Korona sonrası dönemde insanlar riskten kaçınacağı ve daha çok birikime yöneleceğinden kalıcı bir şekilde talep ve inovasyon zayıflayacaktır.

İkincisi zengin ülkeler ile (birkaç gelişmekte olan pazarla birlikte) ve dünyanın kalanın krizlere karşı dirençlere arasındaki fark daha da açılacak.Üçüncüsü, kısmen güvenli olmak ihtiyacı ve gelişmekte olan ekonomilerin taşıdığı riskler sonucunda, dünya finans ve ticaret için ABD dolarına aşırı bağımlı olmaya devam edecektir. ABD yatırım daha az çekici hale gelse de çekiciliği dünyanın diğer bölgelerine göre artacak.

Son olarak ekonomik milliyetçilik giderek hükümetleri kendi ekonomilerini dünyanın geri kalanından soyutlanmaya yönlendirecektir. Bu durumda ilk iki trendin daha da yükselmesine yol açacak.

Adam Posen

5) Normal Ekonomi Asla Geri Gelmeyecek

Birçok ülke daha önce hiç olmadığı kadar derin ve vahşi bir ekonomik şokla karşı karşıya. Perakendecilik gibi sektörlerde, geçici evde kalma günlerinde zaten var olan çevrimiçi rekabetin şiddetli baskısı çevrimiçi satışı ana kanal yapabilir. Birçok mağaza yeniden açılmayacak, birçok işçi işlerini kalıcı olarak kaybedilecek. Milyonlarca işçi, küçük işletme sahipleri ve aileleri felaketle karşı karşıya. Evde kalmayı ne kadar uzun süre sürdürürsek, ekonomik yaralar o kadar derin olur ve iyileşme o kadar yavaş olur.

İşletmelerin ve hane halklarının tepkisi riskten kaçınma ve güvenli yatırımlar yapmak olursa durgunluk derinleşecektir. Krizin biriktirdiği borçlara halkın tepkisi kemer sıkma olursa, bu durumu daha da kötüleşir. Bunun yerine daha aktif, daha vizyon sahibi bir hükümetin krizden çıkış için politikalar üretmesi mantıklıdır. Fakat asıl soru, hangi sistemlerin egemen olacağı hangi siyasi güçlerin onu kontrol edeceği.

Adam Tooze

6) Kaybedilen Bazı İşler Geri Gelmeyecek

Pandemi ve takip edecek olan iyileşme, devam eden dijitalleşme ve otomasyonun işleyişini hızlandıracak. Hizmet sektöründeki iş kollarının ekonomideki payı artmaya devam edecektir. Ancak, dijitalleşme, bu hizmetlerin organize edilmesi ve sunulma şeklindeki değişiklikleri yönlendirdiğinden, kişisel hizmetlerin perakende, konaklama, seyahat, eğitim, sağlık ve devlet sektörlerindeki payı azalacaktır. Birçok düşük ücretli, düşük vasıflı, yüz yüze hizmet işi, özellikle küçük firmalar tarafından sağlananlar, nihai iyileşme ile geri dönmeyecektir. 

Bununla birlikte, polislik, itfaiye, sağlık, lojistik, toplu taşıma ve gıda gibi temel hizmetleri sağlayan işçiler daha fazla talep görecek. Yeni iş fırsatları ortaya çıkacak ve bu fırsatlar geleneksel düşük ücretli sektörlerde maaşları artırma ve faydaları artırma baskısı yaratacaktır.

Laura D’Andrea Tyson

7) Daha Çin Merkezli Bir Küreselleşme

COVID-19 salgını, daha önce başlamış olan bir değişimi hızlandıracak: ABD merkezli küreselleşmeden daha Çin merkezli bir küreselleşmeye geçiş. Bu eğilim neden devam edecek? Amerikan nüfusu küreselleşme ve uluslararası ticarete olan inancını yitirdi.

Sonuç olarak, yeni kitabımda belgelediğim gibi, Çin Kazandı mı? ABD’nin iki seçeneği var. Birincil hedefi küresel liderliği korumaksa, Çin ile siyasi ve ekonomik olarak sıfır toplamlı bir jeopolitik yarışmaya katılmak zorunda kalacak. Bununla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri’nin hedefi, sosyal durumu kötüleşen Amerikan halkının refahını iyileştirmekse, Çin ile iş birliği yapmalıdır.

Kishore Mahbubani

“Bizi bekleyen dünyanın tablosu ne kadar karamsar olsa da umut yeşertmekte fayda var.”

Genel olarak beklentilere baktığımızda düşünürlerin iki temel beklenti de birleştiğini görüyoruz. Bunlardan büyük ve derin ekonomik durgunluk ve küreselleşmenin zayıflaması. Beklentiler genel olarak çok olumsuz ama herkesin birleştiği fikir salgının dünyada büyük bir değişime yol açacağı (küreselleşme hakkında paradigma değişimi diyebilecek kadar derin bir değişim). Daha milliyetçi ve korumacı politikaların da ülkelerin kendi üretimlerine ve tedarik zincirine ithalattan daha çok yatırım yapacağı yönünde.

Tablo ne kadar karamsar olsa da umutları yeşertmekte kesinlikle fayda var. Bu zor günleri atlattığımızda belki de tahmine edilemeyen derecede güzel sosyal yapılara kavuşmuş oluruz. Nasıl ki kimse böylesi bir pandeminin tüm dünyada yaşamı adete donma noktasına geleceğini ön göremediyse, öngörülemeyen olumlu bir şeyler bizleri bekliyor olabilir.

Kaynak: Foregin Policy

Wizsight Araştırma ve Poltio.com’un yeni araştırması Türkiye’nin evden çalışma alışkanlıklarına ışık tutuyor

Önceki İçerik

Facebook, Hintli Reliance Jio’ya 5.7 milyar dolar yatırım yaptı

sonraki içerik

Beğenebileceğiniz içerikler

Yorumlar

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir