İçgörü

Çin’in Yükselen Yıldızı: Xiaomi

0
Xiaomi

Yükselmek sözcüğünün TDK’daki ilk karşılığı yükseğe çıkmak. Hal böyleyken son birkaç yılda en çok yükseğe çıkan, ve yükseğe çıkma yolculuğundaki ivmesi henüz tamamlanmamış bir girişimden bahsederek 2020’yi kapatmak da farz oldu. 

Bu serinin ilk yazısında TikTok’tan bahsetmiştik. Eğer okumadıysanız sizi hemen şöyle alalım. Bu yazıda da yine Çin’de kurulan ve artık koskoca bir markaya dönen Xiaomi’den bahsedeceğiz. Çinlilerden para almadık, sadece son yıllarda hayatımıza giren markalar üretme konusunda pek maharetli çıktılar.

Şirketin Künyesi

Bilmeyenler için Xiaomi dünyanın en büyük 5 akıllı telefon üreticisinden biri. Fakat ürün yelpazesi akıllı telefondan çok daha geniş. Merkezi Çin, Beijing olan bir şirket. 2010 yılında, üniversite yıllarında Apple’ın kuruluş hikayesini okuyarak gaza gelmiş bir girişimci tarafından kurulan bir şirket. 

Xiaomi’nin anlamı ‘‘küçük pirinç’’. Bu enteresan isim tercihinin arkasında elbette bir doğu bilgeliği ve Çincenin azizliği yatıyor. Xiaomi aslında iki farklı kelimenin birleşimi ve Xiao kısmı pirinç tanesi anlamına geliyor. Pirinç tercihinde Budist bir gönderme var. Bir ‘‘Budistin pirinç tanesi dağ kadar büyüktür’’ gibi bir felsefeye dayanıyor. Mi ise küçük demek, fakat Mobile Internet ve Mission Impossible’a gönderme yaptığı da söyleniyor. Peki neden Mission Impossible? Çünkü marka yüksek performanslı ürünleri kullanıcıya ucuza bir fiyattan buluşturmayı amaçlıyor.

Son yıllardaki performansına baktığımızda  da oldukça başarılı. Fakat müşterilerine uygun fiyatlı ürün sunma konusunda o kadar takıntılı ki, reklam bile yapmıyor. Pazarlama stratejisinin büyük kısmı ağızdan ağızaya veya kullanıcının zaten gelip kendisini bulacağı üstüne kurulmuş. Şimdilik epey başarılı bir strateji olduğunu söylemek mümkün.

Xiaomi Hakkında Bilmeniz Gereken 5 Sayı

1) Xiaomi’nin Kuruluş Yılı: 2010

Henüz kurulalı 10 yıl olmuş bir şirketin hayaıtımıza yavaş yavaş girip, pek çok ürün için tercih edilebilecek bir marka haline gelmesinden bahsediyoruz aslında. Kaliteli teknolojiyi herkes için ulaşılabilir kılma mottosuna inanan bir şirket aslında pek çok tüketici için de hedefi başarmış gözüküyor. 

2)Alan Adı İçin 3.6 Milyon Dolar Öder Misiniz? 

Siz belki ödemezsiniz ama Xiaomi ödedi. Globalde Xiaomi isminin hem yazmak hem de söylemek için zorlukları olacağını düşünen şirket (yine haklı oldukları bir konu) 2014 yılında markalamasını ‘‘Mi’’ üstünden yürütme kararı aldı. Bu karar için de www.mi.com alan adı için 3.6 milyon dolar ödedi. 

3) Fortune Global 500 Listesinde 422. Sırada

Dünyaca ünlü tütün üreticisi Philip Morris International’ın hemen arkasından 421. Sırada. Aynı listede Apple 12., Samsung 19. Ve Huawei ise 48. sıradalar. Rakiplerin çok daha uzun süredir pazarda olduğunu ve Huawei’nin ise temelde bir akıllı telefon değil telekomünikasyon şirketi olduğunu vurgulamakta fayda var. 

4) Xiaomi’nin Kar Oranı %5’i Aşmayacak

Xiaomi CEO’su Lei Jun’un 2018 yılında yaptığı açıklamaya göre Xiaomi, akıllı telefonlar dahil tüm ürünlerinde maksimum %5’lik kâr oranı olacak şekilde bir fiyatlandırma politikası izliyorlar ve fiyatlandırma politikalarını gelecekte de böyle tutacaklar. Yani amaçları peynir ekmek gibi satıp sürümden kazanmak

5) 24 Saatte 2.11 Milyon Satış Konusunda Guinness Rekorunu Elinde Bulunduruyor

Takvimler 2015 yılının Nisan ayının gösterirken Xiaomi 24 saatte 2.11 milyon akıllı telefon satmayı başararak bir rekora imza attı. Zirvelerden bahsetmişken Xiaomi Hindistan’ın 1 numaralı mobil telefon markası. 

Kim İçin Neden Xiaomi? 

‘‘Kim için Xiaomi?’’ sorusuna aslında yanıt belli. Tüm akıllı telefon kullanıcıları ve diğer ürünleri ile de tüm tüketiciler için Xiaomi. Bir yılı aşan süredir bir Xiaomi kullanıcısı olarak, son derece yüksek bir memnuniyet ile bende marka bağlılığı sağlanmış durumda. IoT (Internet of Things) daha da hayatımıza girince çevrimiçi olabilecek pek çok nesneyi aynı marka alıp, kolay entegrasyondan yararlanarak birbirleri ile iletişimde olması beni çok heyecanlandırıyor. 

Bunun ötesinde pandemi öncesinde veya kur krizi de olmasa da bir tüketici olarak, kullandığım ürüne işlevi ve malzemesi için para ödemeyi, marka değeri için ödemeye tercih edenlerdenim. Fakat Türkiye’nin ekonomik durumu itibariyle bizim gibi fiyat/performans odaklılar kümesinin gittikçe genişlediğini görmekteyim. Bu da akıllı telefonda olmasa bile bluetooth kulaklık veya akıllı bileklik gibi ürünlerde tüketicinin yolunun bir şekilde Xiaomi ile kesişmesine neden oluyor.  

Xiaomi’nin kuruluşunu takip eden 10 yılda bu denli hayatlarımıza girmesi sadece düşük kar oranı, satış rekorları, reklam gibi gider kalemlerine harcama yapmamak ile açıklanamaz. Elbetteki artık bir dev haline gelebilmeyi başarmış bu şirket, bir girişim olarak pek çok şeyi doğru yapmış olmalı. Bu unsurlardan biri de doğru bir ekip tarafından yönetiliyor olması. Yönetim kurulundaki kişilerin pek çoğu Google geçmişi teknoloji ve kullanıcıları yakından tanıyan kişiler. 

Vizyonları ve ilkeleri ile Xiaomi’den önümüzdeki dönemde daha çok bahsedeceğimiz aşikar. 

Umarız fiyat konusundaki politikalarını bozmadan, rakiplerini de bu konuda motive ederek biz elektronik tüketicileri için elektronik pazarı en iyi ürünleri en uyguna alabileceğimiz bir pazar haline gelir.

Çinli online sağlık platformu DXY, 500 milyon dolar yatırım aldı

Önceki İçerik

Denebunu, Maxis Yenilikçi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu liderliğinde 6.5 milyon TL yatırım aldı

sonraki içerik

Beğenebileceğiniz içerikler

Yorumlar

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir